Herkese selam, bu yazıda Türkiye’nin ilk süper kahramanı sloganıyla yola çıkan, Marvel karakterleriyle çeşitli arkadaşlıkları olduğundan şüphelenilen Süper Can arkadaşımızın oyununu inceleyeceğim. Süper Can eskiden aktivasyon işlemi gerektiriyordu ve sabit hatlı bir ev telefonunuz yoksa oyunu oynayamıyordunuz, ancak yoğun istek üzerine bu durum kalktı ve artık isteyen herkes, anında, internet gerektirmeden (Ama ilk açılışta gerekebilir.) ücretsiz bir şekilde Süper Can’ı oynayabiliyor. Siz de Süper Can’ı merak ettiyseniz, kotalı değilseniz http://www.supercanoyun.com/ adresine girip sağ üstteki küçük ve yuvarlak “Oyunu İNDİR” butonuna basın ve bir sunucu seçin. Oyunun boyutu 300-400 MB civarıydı sanırım.

İnceleme dosyası için yazının devamını okuyabilirsiniz.

Türkiye’nin İlk SüperHero’su

Süper Can, an itibariyle; dev Türk çizgi roman kahramanları kadrosunu saymazsak, bir oyun içindeki ilk süper kahramanımız. Onun adı Can (Çok şaşırdınız, itiraf edin!) ve kendisi sıradan bir çocuğa göre daha yetişkince işlere karışıyor. Ancak o kötü insanları felan dövmüyor, o doğa dostu. Düşmanları da doğaya bolca zarar veren mekanik, nerden geldiği belli olmayan bir ordu. Süper Can onlarla savaşırken elinde lazer teknolojisiyle bezenmiş gibi gözüken bir kılıç tutuyor, itiraf etmeliyim ki kılıç tasarımı gerçekten çok orijinal ve güzel.

Süper Can oyunu Sobee Stüdyoları tarafından yapıldı, Sobee ise tamamen yerli bir firma. Oyun yapılırken Türkçe yazılarıla bezenmiş, çevreye duyarlı olmaya çağıran çeşitli afişler etrafa yerleştirilmiş. Zaten oyunun temel amacı da insanları çevre kirliliğine karşı duyarlı olmaya davet etmek.

Savaşa Katılmak

Oyunda karakterimiz yaratıklarla savaşırken sadece kılıcını kullanıyor. Ancak bir bölümde seri bir şekilde, renkli yumuşak şeker olduğunu düşündüğüm kurşunları atmaya yarayan bir şey (Silah?) de kullanıyor. Oyun boyunca yaratık öldürdükçe “Nano” gücümüz doluyor ve bu gücü de düşmanlara karşı kombo yapma sırasında kullanıyoruz. Kahramanımız üç farklı kombo yapabiliyor ve kombolar gerçekten düşmanlarla tepişirken hem vakit, hem de sağlık bakımından bize büyük katkı sağlıyor. Saldırı yapmak için tek bir tuş, kombo yapmak için ise ekstradan bir tuş daha olmak üzere iki tuş vasıtasıyla oyunumuzda tüm saldırılarımızı gerçekleştiriyoruz.

Kahramanımızın arkasında bir jet var, bu jeti dilediğimizce kullanıp coşmak, bulunduğumuz yerden özgürlüğe doğru uçup kaçmak isterdik elbette ancak oyun boyunca jetimizi hiçbir zaman dilediğimizce kullanamıyoruz. Sadece bir bölümde Demir Adam gelip jetimize pil gibi birşeyler takıyor ve biz de bir mağaranın içinde, bir nevi ilerlerken engellere çarpmamak için sağa sola kaçma oyunu oynuyoruz. Ancak bu bölüm kesinlikle oyunun en zor bölümlerinden biri ve hiç de sıkıcı değil. Süper kahramanımız zıplayabiliyor da ancak bundan bahsetmek bile istemiyorum, çünkü zıplamak hiçbir şey ifade etmiyor. Bahsetmeden geçmeyelim, ayrıca Süper Can bir tuş vasıtasıyla yerde yuvarlanabiliyor ve bu şekilde düşman saldırılarını savurabiliyor. Ayrıca bu şekilde o bacak kadar boyuyla anca katedebildiği yolu daha hızlı bir şekilde katedebiliyoruz.

Süper Can, oyunda üç farklı düşman robot tipiyle karşılaşıyor; bunlardan ilki tek tekerli bir robot ve bize kafa dalışı yaparak yere yıkabiliyor bizi. İkinci robot ise elinde sopayla bize vuruyor ve eğer bizi yıkarsa kahkahalar atarak bizi işaret edip bizimle dalga geçiyor, biz de altında kalmayıp kendisine en iyi dileklerimizi sunuyor ve sırıtmaya başlıyoruz. Üçüncü düşmanımız ise oyunun en sonunda karşılaştığımız bir boss ve kendisini öldürmek bence epey kolay. Önce bize ateş ediyor ve bu arada biz de ondan sıyrılıp cephaneliklerini yok ediyoruz. Ardından üstümüze atlamaya kalkışan robotu kafasına çıkıp ona vurarak işlemez hale getiriyoruz. Bu düşmanlardan ilk ikisinin ortaya çıkışını sağlayan bir düşman daha var, kendisi uçuyor ve robotları bize saldırması için yakınımıza ışınlıyor, robotlar devrilmişse gidip onları düzeltiyor ve tekrar işler hâle getiriyor. Bu düşmanı, üçlünün içinde saymamamın nedeni ise onu herhangi bir şekilde öldüremiyor oluşumuz.

Oyunda puan sistemi mevcut ve puan toplamak istiyorsak etraftaki çöpleri makinemizle topluyor, meyve yiyor (Gerçekten) veya öldürdüğümüz düşmanlardan çıkan parçaları temizliyoruz. Bu düşman parçaları bir süre boyunca temizlenmezse kendiliğinden yok oluyor ve puanımızı düşürüyor. Ancak çok az miktarda puanımızı elimizden alıyor, sorun etmeyeceğimiz bir şey yani.

Oyun boyunca çok güzel dizayn edilmiş, dinamik mekanlarda ilerliyoruz ve doğanın bize sunduğu güzelliklere bakarken saldırıya uğrayıp tekrar oyuna yoğunlaşıyoruz. Oyundaki bu güzellikleri izlememizi sağlayan kameramızsa serbestçe konumunu ayarlayabildiğimiz bir şey değil ne yazık ki. Lego bilgisayar oyunlarındaki kameralar gibi bu kamera da genelde bir noktadan bizi gösteriyor ve mesela trampolinle karşıya geçmek için zıpladığımızda oraya ulaşalım derken yanlışlıkla boşluğa denk gelebiliyoruz. Yine de kamera çok da sorunlu değil.

Oyunumuzun senaryosuna değinelim biraz da, değil mi? Süper Can oyunu senaryo bakımından gayet kısa bir oyun süresi sunuyor bize ve yaklaşık yarım saatte oyunu bitirebiliyoruz. Oyun boyunca pek çok eğlenceli deneyim yaşıyoruz; yeri geliyor jetimizle uçuyor, yeri geliyor düşmanlara renkli şeker atarak onları vuruyor, yeri geliyor koca bir robotla dövüşebiliyoruz. Bu anlamda yarım saat boyunca gerçekten hiç sıkılmıyoruz. Çok farklı şeylerle oyun kendisini yeniliyor anlayacağınız. Senaryodaki bir diğer güzel unsur ise Marvel karakterleri tabi ki! Oyun boyunca dördüyle karşılaşıyoruz: Örümcek Adam, Demir Adam, dev bebecik Hulk ve bir de… En son Marvel karakterini söylemiyorum, onu oyunun en sonunda görüyoruz. Kendisi kötü bir karakter ve tüm bu robotların saldırısının arkasında da o var. Ancak oyunun sonunda dikkat edersek görüyoruz ki bu kötü karakter yalnız değil ve onun yanında da yerden bitme bir çocuk var. Bu çocuğun kim olduğunu ise göremiyoruz. Süper Can’ın senaryosu kısa olabilir, ancak oyunun en sonundaki “Devam Edecek” yazısı bize henüz herşeyin yeni başladığını hatırlatmakta gecikmiyor.

Süper Can oyununda senaryo modu haricinde yapılabilecek şeylerin olduğu bir serbest oyun modu ise ne yazık ki yok, oyunda sadece senaryo var ve multiplayer gibi bir şey de söz konusu değil. Yine de oyunun online kısmı yok da değil, eğer internet bağlantınızla, oyuna girmeden önce sisteme giriş yaparsanız oyun sonundaki puanınız online skor listesine kaydediliyor ve böylece genel anlamda nasıl oynadığınızı, kaç skorla kaçıncı olduğunuzu genel tablodan görebiliyorsunuz. Şu an birincilik sırasındaki skor ise gerçekten yüksek geldi bana, söylemiş olayım işiniz zor.

The End

Artık yazının sonuna geldim, ama öncesinde sizlere Süper Can oyununu oynamanız konusunda ısrarla tavsiyede bulunuyorum. Seslendirmeler olsun, grafikler olsun, oyunun bizlere verdiği mesaj olsun hepsi; günümüz oyunlarına göre epey ufak boyutlu bir yükleme dosyasına sığmış bir şekilde ve sizden ilgi bekliyor. Sizler de onu kırmayın ve bir şans verip bu oyunu oynayın.

SüperCan – Not: 85/100

yorum
  1. eren dedi ki:

    güzel bir oyun tavsiye ederim…

  2. ehmet06tr dedi ki:

    Daha öncesinde oynamıştım, (yani ilk çıktığı zamanlarda). Oyun sıkıcı değil, zaten böyle oyunları severim. crock , rayman tarzı bir oyun. Oynamakta tereddüt yaşayanlar için indirmekte tereddüt yaşamakta olanlar için tereddüt etmeden indirmelerini tavsiye ederim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s