StarCraft II: Wings of Liberty İncelemesi

Yayınlandı: 10 Ocak 2011 yasirkula tarafından Oyun İncelemeleri, PC Bilgi Bankası içinde
Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Herkese selam, bu ilk yayınlanmış incelemem olan oyunu epey oynadığım ve beğendiğim için inceledim. Umarım inceleme dosyamı beğenirsiniz. İnceleme dosyasını görmek için yazının devamını okuyun…

StarCraft II
Karanlık… Savaş… Ölüm! Akademideyken bunlar çok saçma gelirdi. Haberlerde ender olarak Zerg denen yaratıkların yeni bir saldırıda daha bulunduklarını duyarken bir an önce ben de orada olmayı isterdim. Arkadaşlarımızla en önce kimin bir Zerg avlayacağı konusunda şakalaşıp eğlenirdik. Artık akademiyi bitireli çok oldu. Askerlik aşkı şu anda bana çok saçma geliyor. Eğlenceli bir savaş oyunu gibi algıladığım askerliğin aslında çok zevksiz olduğunu anladım. Dört gündür bu karanlık gezegendeyiz ve uç noktalardan Doxas isimli kilit bir koordinat bölgesinde ufak bir müfrezeyle gözcülük yapıyoruz. Bize her şeye karşı hazırlıklı olmamız söylenmişti, ama kahretsin; burada bizden başka hayat formu bile yok. Şimdi karşımda Altar’ı görüyorum. Uzun zamandır görüşememiştik. Onunla aynı ekipteydik. Diğer ekip üyeleri 100 metre kadar uzaktaki terk edilmiş binada dağıtılan öğünlerini henüz bitirmediğinden anladığım kadarıyla sadece ben ve Altar dışarıdayız. Şimdi Altar’da bana bakıyor ve samimi bir şekilde gülümsüyor. Onun yanına gitmek için birkaç adım atıyorum ama bir anda tüm bedenim felç geçirmişe dönüyor. Şu an Altar’ın arkasında aniden beliren şey bize akademide tanıtılanlardan çok daha vahşi ve büyük. Altar’a arkasından yaklaşan Zerg’ü haber vermek istiyorum ama lanet olası dilim böyle bir şey karşısında konuşmayı dahi beceremiyor. Altar hâlen bana baktığı için arkasındaki yaratığı görmese de yüzümdeki dehşete düşmüş ifademden ve bakışlarımın sabitlendiği yönden dolayı bir şeylerin ters gittiğini anlıyor ve aniden arkasına dönüyor. O an o yaratığı görünce ne düşündüğünü merak ediyorum. Artık bedenimin kontrolü bende, bu ani şoku atlattığıma göre ona yardım etmeliyim diye düşünürken Altar bana doğru dönüp bağırarak bir şeyler söylüyor ama anlamıyorum. Zerg’ün kendisinden çok daha hızlı olduğunu bilen Altar kaçmak yerine eline güçlendirilmiş askerî tüfeğini alıyor ve Zerg’e ateş ediyor, ama çok geç. Göz açıp kapayana kadar Zerg çoktan Altar’ın yanına gelmişti ve koca pençesini gövdesinden geçirerek onu havaya kaldırmıştı. Bir cesetten bu kadar kan çıkabileceğini bilmiyordum. Artık tamamen kendime geldiğim için kendimi bile şaşırtan bir hızla ve diğerlerine sesimin ulaşması için bağırarak müfrezenin olduğu binaya koşarken anlamıştım; savaş bir oyun değil, ve hiç de eğlenceli değil. Bu bir ölüm kalım savaşı!
Strateji Hastalığı
İlk severek oynadığım strateji oyunu deseler heralde ya Red Alert 2 ya da StarCraft derdim. Her iki oyun da kendine has yapılarıyla oyuncuyu içine çeken bir potansiyeldeydi. İlk oyundan epey uzun bir süre sonra StarCraft II gelirken artık StarCraft evreninden epey soğuduğumu düşünüyorken oyun bilgisayarıma ulaşınca aslında bu evrenden hiç çıkmadığımı anladım.
Bir strateji oyununun insanı bu kadar strateji hastası yapabileceğini de o zaman anladım. Stratejiyi çok sevmeyen bir insan bile bu oyunu oynayınca bu konudaki fikrini değiştiriyormuş. Gelin bu güzel oyunu beraber inceleyelim.
Detaylı Bir Strateji
Yazının başındaki kısa hikaye StarCraft evrenindeki sıradan olaylardan birisi. Oyunun evreninde geçen böyle daha pek çok senaryo yazılabilir. Peki neden bu kadar çok şey yazılabilir? Çünkü StarCraft evreni özenle hazırlanmış ve kendini çok iyi sunan bir evren. Yanardağların fokur fokur kaynadığı ve her dört, beş dakikada bir lavların yükseldiği bir gezegenden, insana huzur veren ve ağaçlar, su kaynakları ile kaplı bir gezegene kadar pek çok gezegenin olduğu bir evren burası.
Tabi sırf evren bir oyunu iyi yapmaya yetmiyor ne yazık ki. Bir strateji oyununda oynanış, özellikle de yapay zeka, ayrıca bir de hikaye çok önemlidir.
StarCraft II’nin hikayesi oynayan herkesi yeterince doyuracaktır diye düşünüyorum. Bir terörist gibi görülen ama insanlık adına çalışan bir komutan ile çeşitli görevleri yapıyoruz ve bu sırada Protoss ve Zerg isimli 2 ırka ilaven bir de kötü insanlarla da savaşıyoruz. Görevlerin hepsinde farklı şeyler olduğu için sıkılmıyorsunuz. Ancak görevler öyle çabucak biten tarzdan da değil. Bazı görevleri abartısız en az 45 dakika oynayarak geçebiliyorsunuz. Bu ise kesinlikle bir sorun değil, oyunu epey zevkli kılan görevler olduğu için güzel bir şey hatta. Ayrıca bir süre sonra bir şekilde Protoss ırkını da kontrol edebiliyorsunuz.
Oyunda görevlerden sonra çeşitli paralar ve araştırma puanlarıyla ana uzay gemimizde çeşitli upgrade’ler yapabiliyoruz ki bunlar sayesinde ordumuz ve yapılarımız güçleniyor, ekstra özellik kazanıyorlar. Upgrade’ler epey pahalı oldukları için de paranızı iyi harcamanız gerekiyor. Upgrade sayısı ise genel olarak her ünite için 2 adet olduğu için azımsanmayacak miktarda Upgrade var.
Oyunun grafiklerine bakarsak gerçekten çok harika grafikler var. Özellikle de bir strateji oyununda nerdeyse hiç böyle akıcı hareketler, animasyonlar sergileyen karakterler görmedim. Ayrıca oyundaki ara videoların özellikle bazıları gerçekten çok kaliteli. İzlemeye doyamıyorsunuz. Mekan tasarımları da karakterler kadar güzel, ayrıca ışıklandırma da güzel olmuş. Mesela bir gezegende lavlar aniden yükselince sıcaklığın tavan yaptığını göstermek için ekran iyice kırmızılaşıyor. Gölgelendirme konusunda ise diğer unsurlar kadar uğraşılmadığını sezdim. Çünkü gölgeler epey basit duruyor. Oyun bu grafik özelliklerine rağmen çoğu bilgisayarda çeşitli ayarlarda çalışabilecek düzeyde.
Irklar
Oyunda 3 ırk var. Terran, Protoss ve Zerg. Biz oyunda Terran ve biraz da Protoss’ları yönetiyoruz.
Terran’lar insanlar olup epey gelişmiş bir şekilde karşımızdalar. Terran binaları ve üniteleri kristal ve gaz toplanıp harcanmasıyla üretiliyor. Binaların kimisinin havada uçabilmesi gibi güzel özellikleri olmakla birlikte hava saldırıları konusunda epey iyiler. Kara robotları da iyi iş görüyor.
Protoss’lar enerjiyi çok iyi kullanıyorlar ve binalarını yine kristal ve gazla yapıyorlar. Binaları ayrıca yakınlarında enerji evine de ihtiyaç duyuyor ki bu da Protoss’ların en önemli dezavantajı. Eğer orta yerdeki bir enerji evlerini patlatırsanız onun enerjisinden beslenen binalar da işlemez hâle geliyor. Protoss’ların hava saldırı araçları da epey gelişmiş, ayrıca kara saldırısı için çok çeşitli ve ölümcül üniteleri bulunuyor.
Zerg’ler ise yaratıkları temsil ediyor ve genelde sürü hâlinde saldırınca epey ölümcül oluyorlar. Hava saldırı üniteleri epey zayıf olsa da kara saldırısı için devasa boyutlarda ünitelere sahipler ve kara saldırısında çok güçlüler.
Sonuç
Oyunda yapay zekaya değinirsek de gerçekten iyi bir yapay zeka bizi karşılıyor. Tüm ünitelere sürekli emir vermeniz gerekmiyor çünkü yapay zeka sayesinde bulundukları konumda yapılabilecek en iyi işi yapıyorlar. Örneğin bir tank düşmanlar gelince siz emir vermezseniz canı en az olana saldırıyor ve düşmanı kovalayabiliyor, ardından da eski konumuna kendiliğinden dönüyor. Tamir aracı da gayet iyi bir şekilde en kötü durumdakileri önce iyileştirmeye çalışıyor.
Bunun gibi yapay zekaya dayalı olayları epey göreceksiniz ve yapay zekaya bakınca epey yükünüzün hafiflediğini hissedeceksiniz.
Son söz olarak bu oyunu strateji seven ya da sevmeyen herkese tavsiye ediyorum.

Not: 95/100

yorum
  1. lordsgame dedi ki:

    abi seni takip ediyom. Helal diyom. Teşekür ediyom.

  2. yasirkula dedi ki:

    lordsgame :

    abi seni takip ediyom. Helal diyom. Teşekür ediyom.

    Yorumun için sağol 🙂

  3. volkan dedi ki:

    güzel makaleler hazırlamışsın. hepsini okumaya çalışıyorum. emeğine sağlık diyorum ve teşekür ediyorum

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s